Davutoğlu İstanbul Forumu'nda


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Stratejik İletişim Merkezi (stratim) tarafından 31 Ekim Pazartesi günü başlayan ve iki gün süren İstanbul Forumu çerçevesinde Conrad Otel'de verilen akşam yemeğinde konuşma yaptı.



Davutoğlu, yarın İstanbul'da Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesinin altıncısının yapılacağına, ertesi gün yapılacak Afganistan için İstanbul konferansı'nın ise 20 kadar ülkeyi, bölgesel güçlerle ilgili uluslararası aktörleri bir araya getireceğine dikkati çekti.

Bakan Davutoğlu, "Sadece şunu söyleyebilirim konferans çerçevesinde ABD ve İran, Hindistan ile Pakistan aynı masa etrafında olacak. Bu bölgesel ve küresel barış için değer taşıyor" diye konuştu.

Bakan Davutoğlu konuşmasında Arap baharı sürecinin de bir analizini yaparak, zaman ve coğrafi sınırı olmayan tarihi bir dönüşüm süreci olarak nitelendirdi. Ayrıca bölgedeki gelişmeleri Soğuk Savaşın ardından tamamlanması gereken geç kalmış bir süreç olarak değerlendirdi.

Sürecin sihirli aktörünün fakirlik değil itibar olduğunu dile getiren Davutoğlu, Arap Baharı'nın bireysel olarak spontane bir şekilde başladığını, Tunus'ta kendini yakarak olayların başlamasına sebep olan Muhammed Buazzizi'nin hiçbir cemaat veya ideolojiye bağlı olmadığına ve bu gibi aktörler tarafından yönlendirilmediğine işaret etti.
Sürecin yeni aktörleri, metodolojisi ve psikolojisi olduğunu dile getiren Davutoğlu, Türkiye'nin bu süreçteki dış politikasına da değindi.

Tunus'ta ilk hareket başladığında Türkiye'nin halkın meşru taleplerinin yanında olma ve barışçıl bir geçişi desteklemek gibi iki önemli prensip benimsediğini kaydeden Davutoğlu, Libya ve Suriye'de de bu prensibi savundukları ifade etti.

Arap Baharı’nın bir bütünleşme, fikri ve siyasi bir dizi özgürlük anlamına geldiğini söyleyen Davutoğlu, "Yeni Ortadoğu yeni nesiller tarafından dizayn edilecektir" diye konuştu.

Tarihin normalleşme sürecinde olduğunu ifade eden Davutoğlu, insanlar arasında artık Çin seddi gibi duvarların örülemeyeceğini, herkesin sürecin getireceği zorluklara ve mücadele alanlarına açık ve hazır olması gerektiğini dile getirdi.

"Ortadoğu tarihi çok kültürlülüğün tarihidir"

Ortadoğu tarihinin çokkültürlülüğün tarihi olduğuna işaret eden Davutoğlu, yüzyıllar boyu bölgedeki şehirlerde dini, etnik yönden farklı toplumların bir arada yaşadığını kaydetti.

Otantik gelenekleri yeni bir modernite oluşturmak için savunurken bölgede küresel bir toplum oluşturulabileceğini belirten Davutoğlu, gelenek, modernlik ve küresellik arasında bir çatışma olmadığını dile getirdi.

Davutoğlu "Arap Baharı çerçevesinde yükselen yeni neslin, güçlü bir tarihlerine ait olma hissi ve aynı zamanda modernlik anlayışıyla, gelenek, modernlik ve küresellik arasındaki bağı kuracaklarına inanıyorum" diye konuştu.

Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Bakan Davutoğlu konuşmasının ardından Afganistan Dışişleri Bakanı Zalmay Resul ve Pakistan Dışişleri Bakanı Hina Rabbani Khar ile Türkiye-Afganistan-Pakistan 6. Üçlü Zirvesi öncesi akşam yemeğinde bir araya geldi.